Doğruluk ve güven
Söz ile davranış arasındaki uyum güvenin temelidir. Verilen sözün tutulması ve emanete riayet edilmesi toplumsal hayatı ayakta tutar.
Doğruluk, kişinin aleyhine sonuç doğurabilecek durumlarda da gerçeği çarpıtmamasını gerektirir.
Adalet ve merhamet
Merhamet adaletsizlik karşısında susmak değildir. Adalet, yakınlık veya öfke nedeniyle ölçüyü bozmamayı gerektirir.
İnsanların kusurunu araştırmak yerine açık zararı önlemek ve düzeltici bir dil kullanmak daha yapıcıdır.
Kul hakkı
Maddi zarar kadar iftira, hakaret, özel hayatın ihlali ve emeğin karşılığını vermemek de hak ihlalidir.
Samimi tövbe kişinin kendi sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; zarar verilen kişinin hakkı mümkün olduğunca giderilmelidir.